20 Nisan 2007 Cuma

Pazarlama ve e–iş

İnternetin en fazla etkilediği alanların başında kuşkusuz pazarlama geliyor. Gerek ”.com‘ şirketleri, gerekse operasyonlarını internetle entegre etmeyi başarmış kurumsal şirketler, bu alanda çözmekte zorlandıkları sorunları internet aracılığıyla kolayca çözebiliyorlar.

Pazarlamanın odaklanması gereken ana başlıklar ile konuyu detaylandırabiliriz:
• Tüketici Davranışı
• Satın Alma Kararı
• Segmentasyon ve Odaklanma
• Pazar Araştırması ve Analiz
• Pazarlama Karması

1 - Tüketici Davranışı :
Günümüzde pek çok firma tüketiciyi anlamak için daha fazla para ve zaman harcıyor. Sağlıklı pazarlama politikalarının oluşturulabilmesi için cevaplanması gereken pek çok önemli soru var. Bu soruların cevapları tüketicinin profilini de beraberinde getiriyor. Kişinin yaşından, cinsiyetine, gelir düzeyinden, eğitimine, oturduğu sokaktan, kullandığı arabaya kadar onlarca detay onu ele veriyor.

Kişisel verinin işe yaraması, bilgiye dönüşerek pazarlama amaçlı kullanılabilmesi için
tamamlanması gereken üç önemli aşama var:
• Veri toplama ve ayrıştırma
• Müşteri verileri ve entegrasyon
• Veri analiz

1.1 Veri toplama ve ayrıştırma:
Tüketici bilgilerini elde edebilmek, pazarlamacının bugüne kadar fazlaca zorlandığı alanlardan biri. Anket, tüketici hakkında veri toplamak için en fazla tercih edilen yöntem. Anketin yanı sıra, sadık müşteriler yaratmaya yönelik ”loyalty card‘ projeleri, ”Bu kuponu doldurup gönderin, kazanın” temalı kampanyalar ve benzeri yaratıcı birkaç taktik öne çıkıyor.

Öte yandan ”Bu anketi/formu doldurabilir misiniz?‘ çoğu tüketicinin hoşlanmadığı bir soru. Bunu aşabilmek için yine pazarlamacının yaratıcılığını kullanarak tüketiciyi cazip ödüllerle ikna etmesi gerekiyor. Tüketici verilerinin toplanması ve profillerinin oluşturulması internet ortamında daha kolay gerçekleştirilebiliyor. Bunun ana sebebi web sitenizde dolaşan bir kişinin iz bırakması. Sitenizde dolaşan kişiden hiç veri talep etmeseniz dahi, sitenizin hangi noktasıyla ne kadar ilgilendiğini rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.

Müşterilerden alınan verinin, müşteri profili haline dönüşebilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle e-iş‘in özellikle e-ticaret tarafına odaklanan çözümler güçlü bir profil sistemi içermek zorunda.

Profil sisteminin döngü mantığı üzerine kurulu olması gerekli bir özellik.

• müşteri bilgilerinin alınması: Her işlemle alınan yeni bilgiler...
• müşteri profilinin oluşturulması: daha da detaylandırılan müşteri profili...
• etkileşim ve kişiselleştirme

ve kişiselleştirilmiş müşteri hizmetleri, artan müşteri mutluluğu.

Hizmette farklılaşma ve kişiselleştirme, müşteriden alınabilecek veri detayı ve çeşitliliğini de beraberinde getiriyor. Fakat yine de siteyle yeni tanışan ya da bir ürün/hizmet satın almak isteyen pek çok kişi, çok etkilense bile uzun formlar doldurmaktan hoşlanmıyor. Üçüncü kuşak internet olarak adlandırılan, bilgiye herhangi bir zaman herhangi bir yerden herhangi bir araçla ulaşılabilen internet çağında bu formlara da çare bulunması bekleniyor:

Kişisel Bilgi Bankaları
Bir siteye girdiniz sipariş vermek istiyorsunuz ya da ancak şifreyle girilebilen özel hizmet sayfalarını incelemek istiyorsunuz. Karşınıza çıkan uzun formu doldurmak yerine kişisel bilgi kartınızı kullanmaya ne dersiniz? Konuyla ilgili ilk önemli çalışma dünyanın pek çok ülkesinde en fazla ziyaret edilen portal konumundaki MSN tarafından gerçekleştirildi. MSN Passport ismini taşıyan hizmet, kredi kartı bilgileri dahil müşteriye ait bütün bilgilerinin sadece bir kere girilmesini ve daha sonra Passport‘u destekleyen yüzlerce sitede kullanılabilmesini saşlıyor. Üçüncü kuşak internetle birlikte kişisel web kimlik kartlarının daha da yaygınlaşması bekleniyor. Web kimlik kartlarının yaygınlaşması da müşteri profillerinin hızlı, kolay ve eksiksiz oluşmasına yol açacak.

1.2 Müşteri Verileri ve Entegrasyon
Doksanlı yılların özellikle ikinci yarısında, pek çok şirket müşteri profilini oluşturabilmek için Çaşğrı Merkezi (Call Center), Satış Gücü Otomasyonu (SFA: Sales Force Automation) ve CRM (Customer Relations Management - Müşteri ilişkileri Yönetimi) çözümlerine yatırım yapmış durumda. Çağrı Merkezi, SFA ya da CRM yatırımlarına girmiş bir firmanın ürünlerini/hizmetlerini internete taşıması demek bütün müşteri profillerini sıfırdan oluşturması anlamına gelmiyor, gelmemeli.

Başta da belirttiğimiz gibi e-iş‘i farklılaştıran, bütün kurumsal uygulamaların internetle entegrasyonu. Öte yandan sanal bir dükkan, güçlü bir müşteri ilişkileri yönetimi sistemi tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Site, müşterilerinin her türlü sorusuna cevap bulabilecekleri bir çağrı merkezi ile desteklenmesi ve bu bilgilerin gelişmiş bir e-CRM sistemine entegre edilmiş olması da önemlidir.

1.3 Veri Analizi
Son yıllarda firmalar ellerindeki verilerin değerini anlayarak, veri ambarı ve karar destek sistemi projelerine yönelmiş durumdalar. Pazarlama ve şirket stratejilerinin oluşumunda veriyi doğru bir şekilde analiz edebilmek çok önemli. Veri Madenciliği (Data Mining) ve OLAP (On-line Analytical Processing) sistemleri, stratejiyi oluşturan kişilerin vazgeçemediği araçlar.

Veri Madenciliği ile birbirinden başımsız kavramlar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkartılması hedefleniyor. Örneğin pazarladığınız ürünle ilgili müşteri analizleri yapmak istiyorsunuz, müşterinize ait belli özelliklerle ürününüzün tercih edilmesi arasında bir ilinti var mış Ve karşınıza çok önemli bir cevap çıkıyor, ürününüzü en fazla tercih edenler orta yaşlı, evli bayanlar. Bu çok değerli bilgi elbette stratejilerinizi oluşturmanızda çok etkili olacak. Öte yandan bu sonuca ulaşabilmek çok kolay değil. Firmanın öncelikle müşterileri hakkında bu kadar detay toplaması gerekli, büyük firmaların ”loyalty card‘ projeleri daha çok bu bilgileri toplayabilmek amacıyla geliştirilmiş projeler. Böyle bir projenin olmadığı durumda kasada duran kişinin ödemenin yanı sıra müşterilerle ilgili bir de form doldurması gerekecek. internet‘in sağladığı en önemli avantajlardan biri burada: daha önce de belirttiğimiz gibi müşterileriniz sitenizde gezerken iz bırakıyorlar. Üstelik bu izler sadece yaş, cinsiyet, adres vb. gibi standart bilgiler değil. Müşteriniz acaba sitenize direk adresinizi yazarak mı geldi, bir arama motoruyla mı ulaştı, yoksa başka bir siteye verdiğiniz reklam ya da link mi etkili oldu? Sayfanızda ne kadar süre geçirdi, ürünü satın almadan önce hangi detaylarla ilgilendi, satın alma işlemini ilk ziyarette mi gerçekleştirdi, yoksa yedi sekiz ziyaret sonucunda mı?






Satın Alma Kararı
E-iş projelerinde, internet öncesine göre çok daha rahat bulabiliyoruz. Araba satış sitesi Carpoint‘e verilmiş bir linkin gezi sitesi Expedia‘ya ne kadar katkısı var, haftanın günleri, saat bazında analiz ediliyor. Ya da siteye arama motorlarının hangisinden, yine gün ve saat bazında en fazla ziyaretçi geliyor. Reklam politikaları bu sorunun cevabına göre belirleniyor. Bu nedenlerden ötürü e-iş‘in altyapısı için mutlaka entegre bir Veri Analiz sisteminin bulunması gerekiyor. Veri Analiz sisteminin, hazırlanmış standart raporların (Reklam Analizi, Trafik Analizi, Ürün satış analizi vb.) yanı sıra anlık, kişiye özel gerçekleştirilebilecek analizlere altyapı sağlaması verimliliği artıracak ana etmenlerden biri konumunda.


2 - Segmentasyon, Odaklanma ve Pozisyonlama:
Doğru profilleri oluşturduktan sonra hem gerçek hem de sanal dünyada segmentasyon başarıyla gerçekleştirilmesi gereken bir sonraki adım. Segmentasyon için veri madenciliğinden de yararlanılabilir, kişisel tecrübelerden de.

Segmentasyonla amaç benzer özelliklere sahip müşterilere özelleşmiş hizmetler sunarak
odaklanmak. Bu odaklanma teoride bir kişilik segmentlerden de oluşabilir. Birebir pazarlama olarak da adlandırılan kavramı gerçekleştirmenin zorlukları pek çok firmayı kalabalık segmentlerden oluşan pazarlama taktiklerine kaydırmıştır.

İnternet ortamında firmaları segmentasyon konusunda da avantajlar bekliyor. En önemli avantaj, her segment için ayrı içerik (content) ve görünüm (context) sağlayabilmek. Üstelik bu segmentler bir kişiden de oluşabilir. İnternetin, birebir pazarlama kavramının teoriden pratiğe dönüştüğü sihirli bir platform olduğunu söyleyebiliriz.

Bireysel odaklanma, segmentasyon ve kampanya yönetimi konusunda yakın bir gelecekte
Türkiye‘de çok özel bir proje başlıyor: ınfonetto. İnternet ortamında farklı sadakat (loyalty) programlarını bir araya getiren proje, web kullanıcılarına gezdikleri sitelerde para kazanmalarını ve yine şnternette bu paraları harcamalarını saşlamayı amaçlıyor. Gezginlerin profilleri üçüncü firmalar için odaklı pazarlama projeleri için kullanıma açılıyor.

Segmentasyon ve Odaklanma kavramı gerçek iş düzeninde de, e-iş ortamında da kampanyaları beraberinde getiriyor. Öte yandan her kampanya için belirli riskler de var - kampanya başarılı olabileceşi kadar başarısız da olabilir.

E-iş projelerinde kampanya yönetimi önem kazanıyor ve hazır çözümlerin kapsamlı bir kampanya yönetimine sahip olması bekleniyor. Karar destek sistemiyle entegre çalışan bir kampanya yönetimi çözümünün, kampanyanın ne kadar başarılı olduşunu test etmek açısından büyük artıları bulunuyor.

Web ortamında segmentasyonun en önemli etkilerinden biri de hiç kuşkusuz çapraz satış ve üst satış taktikleri. Yine karar destek sistemleriyle gerçekleşen entegrasyon, farklı segmentlerdeki kişiye aynı ürün için farklı ek ürünler sunabiliyor. A ürününü tercih edenler genelde B ürününü de tercih ediyor, siz ne dersiniz sorusu, segment bağımsız sorulabileceği gibi, segmente göre C ya da D ürünü de olabiliyor.


3 - Pazarlama Karmasını Oluşturmak
Doğru pazarlama karmasını, yaygın terimiyle 4Pyi (Product-ürün, Price- Fiyat, Promotion-Promosyon, Place- Yer) oluşturmak çoşu firma için zor bir süreç. 4P‘yi People, Politics vb gibi ek kavramlarla beşe altıya çıkaran teoriler olmasına karşın, biz daha yaygın kabul gören 4P‘ye odaklanmayı tercih ettik. 4P‘nin hedeflenen segmentlere göre değişmesi esas kavramlardan biri. internet‘le birlikte hem birebir pazarlama, hem segment odaklı pazarlama yapabilmek söz konusu. Burada 4Pnin yerini de 4C alıyor. C sayısını yediye sekize hatta dokuza çıkaranlar var, fakat biz yine dörtte kalmayı uygun buluyoruz. 4P‘den 4C‘ye uzanan yolu inceleyelim:

Product/Ürün --> Customer Needs/Müşteri istekleri
Price/Fiyat --> Cost of Ownership/Satın alma maliyeti
Place/Yer --> Convenience/Rahatlık
Promotion/Promosyon --> Communication/şletişim

3.1 Product/Ürün --> Customer Needs/Müşteri istekleri
4P‘nin Product/ürün bacağında ürünü markalaştırmaktan, paketlemeye, ilgili servislerin oluşturulmasından, hedef segmentlerle eşlemeye kadar çok farklı kavramlar yer alıyor. Son zamanlarda sıkça telaffuz edildişi üzere marka olamayan bir ürünün pazarda şansı çok az. E-iş ortamındaki ürün mantığı da yukarıdakine çok yakın. En önemli farklılık normal pazarlamada uygulaması çok zor olan, kişiye özgü üretim ve pazarlama mantığının daha uygulanabilir olması. Bir ürünü servise dönüştürebilmek, ürünü kişiselleştirebilmek, birebir pazarlama yapabilmek için atılması gereken ilk adım. E-iş ortamında bütün ürünler aslında bir servis durumunda. Bir web sitesinden sipariş ettiğiniz CD ile dükkandan aldığınız CD aynı olmasına aynı, fakat e-iş ortamındaki CD en azından istedişiniz adrese teslim edilmesi nedeniyle bir servise dönüşmüş durumda. Bu nedenle müşteri isteklerine göre ürünün özellikleri deşişebiliyor. Ürünü bir anlamda müşteri istekleri oluşturuyor. internette de ilk önemli adım sanal bir marka yaratmak, ya da bir markayı başarıyla sanal ortama taşımak.

Bir markayı başarıyla sanal ortama taşımak da en az yeni bir marka yaratmak kadar zorlu bir süreç. Gerek sanal marka yaratmak, gerekse bir markayı sanal hale getirmek için görsellik, interaktif tasarım, multimedya kullanımı ve özelleşen hizmetler önemli rol oynuyor.

3.2 Price/Fiyat --> Cost of Ownership/Sahip olma maliyeti
Müşteriye özel fiyatlandırma her pazarlamacının rüyasıdır. Normal dünyada bunu gerçekleştirmek ne kadar zor ise, sanal dünyada o kadar erişilebilir. Web ortamında ürünlerin servise dönüşmesinden yukarıda bahsetmiştik. Bu kavram beraberinde toplam satın alma maliyetini de getiriyor. E-iş‘le birlikte gelişen çeşitli fiyatlama modelleri bulunuyor. Kişiye özel fiyatlamadan, sadık müşteriye odaklanmaya, kampanyalardan açık artırma ve açık eksiltme modellerine kadar çok farklı alanlar söz konusu. Açık eksiltme mantığını en iyi uygulayan firmalardan Freemarkets, bu yöntemle 7.6 milyar dolarlık ciro elde ediyor. Satın alma sürecine giren üye şirket talebini bildiriyor. Freemarkets‘in ihtiyacı karşılayabilecek yeterli sayıda firmayı seçmesinin ardından açık eksiltme başlıyor ve belirli bir süre(örneşin yarım saat) sonunda en düşük fiyatı vermiş olan tedarikçi ihaleyi almış oluyor. Açık artırmada ise geleneksel açık artırma kavramında olduşu gibi, katılımcılar ürünler için fiyat teklifi sunma olanaşına sahipler. On-line teklif sunma, satıcıların ve üreticilerin stok fazlasını elden çıkarmak istedikleri durumlarda da kullanılıyor.

B2B Pazarında Online Açık Artırma konulu Hurwitz Raporu‘nda belirtilen görüşlerden biri şöyledir: —Açık artırma teknolojisi, işletmelere Web üzerindeki yeni kanallar aracılışıyla gelir artışı saşlama olanağı veren yepyeni bir fırsat. İşletmeler, açık artırmalar sayesinde, mevcut kanal ilişkilerini geliştirebilir; daha iyi fiyatlandırma ve daha güncel envanter saşlayarak kanal ortaklarının gereksinimlerini karşılayabilir. Açık artırmalar, doğal kaynaklar, imalat, yüksek teknoloji ekipmanları ve hatta taşımacılık gibi özel alanlar da dahil olmak üzere pek çok endüstride uygulanabilir.“

Bu nedenlerden ötürü hazır e-iş platformu çözümlerinde aranması gereken özelliklerden biri de açık artırma (auction) özelliğini içermesi olmalıdır. Bir başka özel fiyatlama mantığı da küçük boy işletmelerin web aracılığıyla biraraya gelerek büyük indirimler alabilmeleri. Türkiye‘de de bu amaçla yeni bir uygulama başlıyor: ortakpazar.net. Elektronik talep toplama üzerine odaklanan ortakpazar.net her ölçekte firmayı biraraya getirerek toptan satın almanın fiyat avantajını saşlıyor.

3.3 Place/Yer --> Convenience/Rahatlık
Pazarlamanın üçüncü P‘si müşteriye ulaşmak üzerine kurulu. Distribütörlerden bayilere, standdan raf düzenine kadar pek çok alanı kapsayan ”yer‘ stratejilerinin amacı erişilir olmayı sağlamak. İnternet ortamında erişilir olmanın tanımı kesintisiz hizmet olarak deşişiyor. Günlük hayatta gerçekleşmesi oldukça zor bir kavram olan yedi gün yirmi dört saatlik hizmet, internette neredeyse olması gereken bir zorunluluk. Büyük gelir elde eden pek çok site, çok kısa kesintiler yüzünden büyük kayıplarla karşılaşabiliyorlar.

Sanal dükkanların yanı sıra, bankalar ve zincir mağazalar da yedi gün yirmi dört saat hizmet verebilmek amacıyla sanal şube ve mağazalar oluşturdu. Bu firmalar internet ortamında sanal vitrin, stand ya da raflar oluşturmak için güçlü bir katalog yönetimine ihtiyaç duyuluyor. Mutlaka oluşturulması gereken bir başka kavram ise Sanal Alışveriş Sepeti. Olmazsa olmaz bu kavramlar hazır çözümlerde de aranan iki standart özellik. Müşterilerin koltuğundan kalkmadan, kahvesini içerek alışveriş yapabilmesi özelliği 4P‘nin place / yer kavramını yavaş yavaş convenience/ rahatlık kavramına bırakıyor.

Üçüncü kuşak internet çağıyla birlikte sadece bilgisayar ve cep telefonuyla değil herhangi bir araçtan, herhangi bir zaman, herhangi bir yerden erişilebilir olma, rahatlık kavramının daha da gelişmesine yol açacak. Örneğin yoldasınız. Arabadaki radyo-teybe Stephen King‘in son çıkan kitabıyla ilgili yorumları dinlemek istediğinizi söylediniz. Radyo-teyp bir arama motoru aracılığıyla isteğinize en uygun on yorumu seçti. Birini tercih ettiniz ve sadece göze/ görme-okumaya değil gerektiğinde kulağa/ dinlemeye de hizmet eden bir internet aracılığıyla, yorumu dinledikten sonra kitabı satın almaya karar verdiniz. Üçüncü kuşak internette satın alma işlemini de radyo-teybiniz aracılığıyla yapmamanız için herhangi bir sebep yok.
internetin erişilebilirlik kavramına getirdiği bir başka boyut ise elektronik pazaryerleri (Marketplace). Pazaryerleri aracılığıyla, bayilerinizin, teşkilatınızın olmadığı çok farklı coğrafyalara ulaşmanız mümkün. Bir anlamda yeni bir kanal oluşturmuş oluyorsunuz.

Bir pazaryerinin bazı ana özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
• Katma değerli içerik (Örneğin, dijitalleştirilmiş özellikler, tasarım sayfaları, zihinsel mülkiyet hakları, işlem verileri ve yazılım)
• Belli başlı distribütörler, tedarikçiler ya da alıcılar ile ortaklık (Güç dengelerinin dağılımına bağlı olarak)
• Risk yönetimi ve alıcı/satıcı değerlendirme hizmetleri
• Lojistik hizmetleri
• Taahhütname ve finansal uzlaşmalar
• Birden fazla standardı destekleme yeteneği
• Arka uç bütünleştirme
• Daha uzun vadede, ithalat/ihracat sürecini hızlandırma yeteneği

Gartner Group Dataquest ve CıO Dergisi‘nin elektronik pazaryerleri hakkındaki raporuna göre, bir pazaryerinin başarılı olabilmesi için önemli kriterler aşağıdaki gibidir:

Ölçek önemlidir: Bir pazaryeri, ciddi oranda alıcı ve satıcı kitlesine sahip değilse başarılı olamaz. Alıcılar, satın alım yapmak istedikleri tedarikçiler o sitede yoksa siteyi ziyaret etmeyeceklerdir. Tedarikçiler ise yeterli derecede alıcı trafiği olmayan bir pazaryerine katılmak istemeyeceklerdir.

İçerik bilgileri: Alıcılar, satın alım kararı verebilmek için yeterli derecede fiyatlandırma ve ürün bilgilerine gereksinim duyarlar. Endüstri haberleri, uzman tavsiyeleri ya da ayrıntılı ürün tanıtım sayfaları gibi katma deşerli içerikler, bir pazaryerini çekici kılan unsurlardır.

Güç dengesi: Farklı endüstriler, alıcılar, tedarikçiler ve kanal arasında farklı güç dengelerine sahiptir. Güç dengesinin tedarikçilerden yana olduşu ticari topluluklarda (örneğin, birkaç distribütörün pazarın büyük bölümünü elinde tuttuğu elektronik parça pazarında), güçlü bir değer önermesi sunmak ve fiyat erozyonuna ya da marka deşerinin kaybedilmesine karşı önlem almak önemlidir. Buna karşılık, güç dengesinin alıcılardan yana olduğu ticari topluluklarda, e-pazar yaratıcısı, alıcıların katılımını engelleyen unsurları azaltmaya çalışmalıdır.

İlk gelen kazanır: Bu pazar, ciddi oranda alıcı ve satıcıyı hedefleyen yarışta ilk harekete geçeni ödüllendirir. Geç gelenler, rekabet edebilmek için farklılık yaratacak güçlü özellikler sunmak durumundadır. Pazaryerlerini yeni bir kanal yapısı olarak değerlendirdik. Mevcut kanallarla internet üzerinden entegre olabilmek de oldukça önemli avantajlar içeriyor.

İnternet aynı zamanda alternatif dağıtım kanalları oluşturmak açısından da ilginç örnekleri beraberinde getiriyor. Burada web tabanlı kiosk sistemlerine sahip Praktiker, smartcard projesiyle Denizbank‘ı örnek verebiliriz.

3.4 Promotion/Promosyon --> Communication/iletişim.
Reklam, kampanya, bülten ve benzeri bütün promosyon tekniklerinin amacı tüketiciye
ulaşabilmek. 4P‘nin sonuncu maddesinin karşı karşıya kaldışı en önemli problem tek yönlü bir iletişim üzerine kurulu oluşu. Verilen reklamın tüketici tarafından ne kadar algılandışını ölçebilmek ekstra maliyetleri beraberinde getiriyor.

İnternet ortamında promosyon, çift yönlü bir iletişim halini almış durumda. Verdiğiniz reklamın ne kadar hit aldışını izleyebiliyorsunuz. şnteraktiflik oranı sitenin başarısını belirleyen ana kriterlerden biri. Promosyon bu oranı yukarı çekebilmek için kullanılabilecek iyi bir araç. İnteraktifliği artırabilmek için pek çok site aynı zamanda içerik sağlayıcılığa da soyunmuş bulunuyor. Salt içerik sağlayıcılığı konusunda değişik segmentlerden bahsedebiliriz Haber siteleri, hobi siteleri, mizah/magazin siteleri ve bunların birden fazlasını biraraya getiren portallar... İletişimi ön plana taşıyan kavramlardan biri de topluluklar (community). Ortak değerlere ve benzer özelliklere sahip kişilerin biraraya geldiği bu ortamlar pazarlama açısından da çok önemli bir yere sahip. Topluluk bir futbol takımı taraftarlarından da oluşabilir, sendika üyelerinden de...

4. Sonuç: Pazarlama ve e-iş
Pazarlama ve e-iş‘in ilişkisini anlatmaya çalıştık. Başta da söyledişimiz gibi internet‘in en fazla etkilediği alanların başında pazarlama geliyor. Gerek ”.com‘ şirketleri, gerekse operasyonlarını şnternetle entegre etmeyi başarmış kurumsal şirketler, çözmekte zorlandıkları pekçok sorunu internet aracılışıyla kolayca çözebiliyorlar.

Pazarlama departmanının ihtiyaçlarını göz önünde tutarak hazır bir e-iş platformunda bulunması gereken özellikleri aşaşıdaki gibi özetleyebiliriz.

Pazarlama için e-iş platformunda bulunması gereken özellikler
• Müşteri Profil Sistemi (demografik özellikler, siparişler, sitedeki izler)
• Mevcut Müşteri Bilgi Sistemleriyle Entegrasyon (çağrı merkezi, crm)
• Müşteri Odaklanma Sistemi (Kişiye özel içerik ve görünüm)
• Ürün Katalog Yönetimi (gruplandırma, arama)
• Kampanya Yönetimi (yönetim, tanımlama ve uygulama)
• Açık artırma
• Alışveriş Sepeti
• Entegre veri Madenciliği ve Analiz Sistemi
• Hazır Raporlar (Trafik Analizi, Satış Analizi, Müşteri Analizi vb.)
• Pazarlama kullanıcıları tarafından da kullanılabilme
• Yeni, anlık, kişisel raporlar yaratabilme
• Kesintisiz hizmet (yedi gün yirmi dört saat sürekli çalışma)
• Hızlı uygulama geliştirme
• Yeni stratejiler, düzenlemeler için çeviklişi saşlayabilecek altyapı

1 yorum:

Eksiltme Sitesi Web Yazılımı dedi ki...

Eksiltme siteleri ile ilgili google üzerinde araştırma yaparken bu sayfaya ulaştım. Beycon web yazılım bünyesinde yaptığımız açık eksiltme siteleri yazılımları şu an eksiltmece,nassiya gibi türkiye'nin en önde gelen açık eksiltme sitelerinde kullanılıyor.

Sorun şu ki Türkiye'de henüz açık eksiltme kavramı yaygınlaşmadı. Bunun yerine daha çok açık arttırma siteleri rağbet görüyor. Aslında satın alacak son kullanıcı açısından çok avantajlı bir sistem açık arttırma sitesi. Zamanla yaygınlaşacağına inanıyoruz.